Donanım · retro computer · hardware
Atari THE 800XL: Kırk Dört Yıl Sonra Aynı Kasa, Başka Bir Kalp

Hayır, bu sayfada gördüğünüz klavye bir müze vitrininden çıkmadı. Peki eski bir klavyenin başına geçmek için bahane aramak gerekir mi? Bazılarımız için gerekir, ve en meşru bahaneyi klavyenin kendisi verir: tuşlara bir kez dokunan insanın içinden dışarı çıkmak değil, evde oturup bir şeyle uğraşmak gelir. Mekanik bir tuşun tıkırtısı, ekranda yanıp sönen bir imleç, yarım kalmış bir satır kod... Bunu bir şikâyet olarak yazmıyorum. Eğer siz de boş saatlerinizi bir ekranın mavi ışığında geçirmeyi seven bir okursanız, bu sayıda anlatacağımız makine tam size göre.
Bu ayki dosyamızın konusu Atari'nin 8 Ekim 2026'da duyurduğu THE 800XL. Önce açık konuşayım: makine henüz satışta değil, elimizde bir cihaz yok, sahiplerinin anlatabileceği bir deneyim de yok. Bu yazı yalnızca üreticinin ürün sayfasına, basın bültenine ve basın kitine dayanıyor. Hükmümü de bu belgelerin söylediklerine ve söylemediklerine bakarak veriyorum.
Hükmü başa koyalım. THE 800XL kâğıt üzerinde bu türün şimdiye kadar gördüğüm en dürüst cihazlarından biri, çünkü oyuncak bir kasaya değil gerçek bir klavyeye ve çalışan bir kartuş yuvasına yatırım yapılmış. Ama içinde ne attığını üretici söylemiyor, kutudan bir parça da eksik çıkıyor. Bu iki boşluk doldurulmadan sipariş vermenizi tavsiye etmem.
Kim yapıyor, ne kadar?
Makinenin adı Atari'nin, ama işi başkaları yapmış. Atari lisansı veriyor. Tasarım, daha önce THEC64'ü ve THE400 Mini'yi yapan İngiliz Retro Games Ltd'den çıkmış. Üretim ve dağıtım PLAION REPLAI'ın elinde (basın kitinde geliştirici olarak Retro Games yazıyor). Yani 1983'ün 800XL'inin tam boyutlu bir yeniden yapımıyla karşı karşıyayız, ama içi aynı ekipten çıkmış önceki iki makinenin ailesine ait.
Fiyat basın bültenine göre 219,99 dolar, 199,99 sterlin, 219,99 avro ve 349,99 Avustralya doları. Ön siparişler atari.com, plaionreplai.com ve perakendeciler üzerinden açık. Çıkış tarihi 23 Nisan 2027. Bu tarih hem bültende hem basın kitinde aynı (Retro Games'in kendi ürün sayfası ise ne fiyat ne tarih veriyor). Yani bugün para verirseniz, makineyi altı ay sonra görebileceksiniz.
Klavye ve kartuş yuvası: işin ciddi tarafı
Bu tür yeniden yapımların en sık işlenen günahı, dışı aslına benzeyen ama tuşlarına basılınca hiçbir şey olmayan kasalardır. THE 800XL'de durum farklı. 57 tuşlu, tam boyutlu bir klavye var ve tuşların altında mekanik switch'ler (anahtarlar) duruyor. İçinde Atari BASIC'in hazır beklediği bir "Classic Mode" da bulunduğunu düşünürseniz, bu klavyenin süs olmadığını anlarsınız. Bir 8-bit makinenin ruhu, açılır açılmaz karşınıza çıkan o yanıp sönen imleçtedir. Onunla konuşabileceğiniz düzgün bir klavye yoksa ruh da yarım kalır.

Kartuş yuvası da çalışıyor. Üreticinin sayfasına göre Atari 400, 800, XL ve XE kartuşlarının "çoğunu" kabul ediyor. Peki hangileri dışarıda kalıyor? Bunu söylemiyorlar. Çekmecesinde eski kartuşları duran bir okursanız, sipariş öncesinde bu listenin yayımlanmasını beklemenizi öneririm. "Çoğu" kelimesi, sizin en sevdiğiniz kartuşun tam da o azınlıkta kalmayacağının garantisi değildir.
Görüntü, bağlantılar ve kutudan çıkmayan adaptör
Görüntü HDMI üzerinden alınıyor. PAL 50 Hz ya da NTSC 60 Hz seçilebiliyor. Bu ayrıntı küçük görünür ama değildir: o dönemin oyunlarının bir kısmı Avrupa için 50 Hz'e göre yazılmıştı ve yanlış frekansta müzik de hız da kayar. 4:3 oranı ve "pixel-perfect" (piksel piksel, ölçeklemeden bozulmamış) mod da sunuluyor. İsteyene CRT filtreleri (eski tüplü televizyonun tarama çizgilerini taklit eden süzgeçler) de var.
Arkada dört USB-A girişi bulunuyor. Bunlar kol takmak ve USB bellek okutmak için kullanılır. Güç ise USB-C üzerinden geliyor. Kutuda USB-A'dan USB-C'ye bir kablo var, ama 3 amperlik güç adaptörü yok. Bunu kalın harflerle yazmak gerekiyor: adaptörü ayrıca bulmanız gerekecek ve 3 A verebilen bir adaptör olmalı. Telefonunuzun eski, zayıf şarj aletiyle makineyi açmaya kalkarsanız ve ekran kararsız davranırsa, suçu kartuşa ya da yazılıma atmadan önce adaptöre bakın. 220 dolarlık bir kutuda birkaç dolarlık bir parçanın eksik olması bence savunulacak bir tasarruf değil.
Yazılım: 25 oyun, iki de saklı
İçeride 25 oyun hazır geliyor. Bunların 8'i Atari'nin kendi oyunu, 17'si başka firmalardan. Asteroids, BattleZone, Centipede, Crystal Castles, Missile Command, Millipede ve Star Raiders II, Atari'nin kendi mutfağından. Başkalarının listesinde Boulder Dash, Miner 2049er, M.U.L.E. ve The Seven Cities of Gold gibi ağır toplar var. Bunların yanında Airball, Berzerk, Elektraglide, Encounter, Henry's House, Hover Bovver, Yoomp! gibi daha az bilinen adlar da duruyor (tam listede ayrıca Basketball, Bristles, Capture the Flag, Flip and Flop, Lee, O'Riley's Mine ve Wavy Navy bulunuyor). Basın bülteni iki saklı oyundan da söz ediyor: Castle Crisis ve Super Breakout. Bunlar analog bir kol takınca açılıyor. Hangi analog kolun işe yaradığını ise bülten söylemiyor.
M.U.L.E.'nin listede olması bence tek başına bir gerekçe. Dört kişinin aynı ekranın başında birbirinin arsasını kıskandığı bu ekonomi oyunu, o yılların en çok şey öğreten yapımlarından biriydi. Dört USB girişin bir anlamı da bu olsa gerek.
Hazır oyunlarda oyun başına dört kayıt yuvası (save state, yani oyunun o anki halini olduğu gibi dondurma) ve 30 saniyeye kadar geri sarma var. Dikkat edin, belgeler bu kolaylıkları yalnızca hazır oyunlar için anlatıyor. Kendi getirdiğiniz dosyalarda aynı imkânın olup olmadığı yazılmamış.

Kendi diskiniz, kendi dosyanız
Gelelim beni en çok memnun eden kısma. Makine USB bellekten kartuş, disket ve kaset imajlarını (image, yani orijinal ortamın birebir dosya kopyası) yükleyebiliyor. Buna Atari 5200 oyunları da dahil. Belgelerde bir hesap açma, bir mağazaya bağlanma ya da internetten onay alma şartı geçmiyor. Bir USB bellek takıyorsunuz ve dosyanız sizin dosyanız olarak kalıyor. Bugünün aylık kira usulü (abonelik) yazılım düzeni düşünülürse, bunun ne kadar değerli olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım.
Kol: THECXSTICK
Kutudan THECXSTICK adlı bir USB joystick çıkıyor. Bu, Atari'nin klasik CX kolunun yeniden yapımı. Bir ateş düğmesine ek olarak yedi düğme daha taşıyor. Kendiliğinden ortalanan bir sapı var, sağ ve sol el kullanımı için ayarlanabiliyor. Kutuda bunların yanında makinenin kendisi, USB-C güç kablosu, bir HDMI kablosu ve bir Hızlı Başlangıç Kılavuzu var. Kılavuzun içeriğini henüz göremediğimiz için onun hakkında bir şey söyleyemiyorum. Ama tam bir BASIC barındıran bir makinenin "hızlı" bir kılavuzla yetinmesi beni biraz düşündürüyor.
Kalbi göremediğimiz hasta
Şimdi en büyük boşluğa gelelim. İçeride hangi işlemcinin çalıştığı, ya da bir SoC (tek yonga üzerinde sistem) üzerinde hangi emülasyon çekirdeğinin döndüğü açıklanmadı. Notebookcheck de aynı eksikliği not etmiş. Yani elimizde kasası, klavyesi, bağlantı noktaları belli, ama kalbi röntgende görünmeyen bir hasta var. Teşhis koymak için hastanın önce doğması gerekiyor (23 Nisan'a kadar ameliyathanede bekleyeceğiz). Bu bilgi önemli, çünkü kartuş uyumluluğu da, kendi imajlarınızın ne kadar sorunsuz çalışacağı da, gecikme (tuşa basmakla ekranda bir şey olması arasındaki süre) de doğrudan buna bağlı.
Sahiplerin anlattıkları da henüz yok. Makine kimsenin elinde değil. Klavyenin hissi, kasanın ısınıp ısınmadığı, yazılımın ilk sürümünde hangi hataların çıkacağı hakkında yazılmış tek bir kullanıcı yorumu bulunmuyor. Bunları uydurmayacağım. Nisan'dan sonra ilk sahipler konuşmaya başlayınca bu dosyayı yeniden açmak gerekecek.
Peki ne yapmalı?
Size tavsiyem şu: eğer derdiniz yalnızca o 25 oyunu oynamaksa, acele etmeyin. Bu oyunların çoğuna başka yollarla da ulaşabilirsiniz. Ama gerçek bir klavyede BASIC yazmak, çekmecedeki kartuşları yeniden bir yuvaya sokmak ve kendi imajlarınızı hiçbir hesaba bağlanmadan çalıştırmak istiyorsanız, THE 800XL kâğıt üzerinde tam size göre bir makine. Yine de iki şeyi bekleyin: hangi kartuşların çalışmadığını gösteren listeyi ve içeride neyin çalıştığının açıklanmasını. Bunlar gelmeden ön siparişe 220 dolar yatırmak, bir kutunun yalnızca dışını görüp içini tahmin etmekten öteye geçmez. Bir de sepete mutlaka 3 amperlik bir adaptör ekleyin, yoksa 23 Nisan sabahı kutuyu açıp makineyi çalıştıramadan bakakalırsınız.
Evet, kâğıt üzerinde bilinenler bu kadar. Şimdi bir çay demleyin, yağmurun sesini dinleyin ve Nisan'ı bekleyin. Makine ilk sahiplerinin eline geçince, bu sayfalarda yeniden karşılaşmak üzere...
Kaynaklar
- Birincil kaynak retrogames.biz
- Basın kiti presse.plaion.com